Soru sormadan önce mutlaka sağ üstteki "Arama" butonuyla sorunuzu sitede aratınız.

Selamun aleykum hocam.1000 tane koyunu olan kaç zekât vermesi gerekir.teşekkürler.

Soru: Mesut çetin tarafından yazıldı. Kategori: Soru - Cevap

*******

Ve aleyküm selam.

Bin (1.000) adet koyunu olan bir Müslüman, bunlardan 10 adedini zekât olarak vermekle yükümlüdür.

Meselenin izahı

Koyun ve keçilerin zekâtı

Sâime[*]  denilen hayvanlardan cinslerine göre senede bir defa birer muayyen zekât alınır. Şöyle ki:

Sâime olan koyun ve keçinin zekât nisabı kırktır. Kırktan az ise, zekâtları yoktur. Bunlar kırk adet olunca, birisi zekât verilir. Kırktan sonra 121 (yüz yirmi bir) koyun ya da keçiye kadar zekât yoktur.  

121 koyundan 201 (iki yüz bir) koyuna kadar iki koyun zekât verilir.

201 (iki yüz bir) koyundan 400 (dört yüz) koyuna kadar üç koyun verilir.

Tam 400 (dört yüz) koyun için de dört koyun zekât verilir.

Bundan sonra her 100 (yüz) koyun için bir koyun verilir. Yüzü doldurmayan koyun sayısı zekâta bağlı olmaz. Zekât olarak verilecek koyun bir yaşını doldurmuş olmalıdır, sahih (geçerli) olan budur.

Başta da belirttiğimiz gibi keçi de koyun gibidir. Bunlar bir cins sayılır. Koyun ve keçiler, nisabı doldurmak için birbirlerine ilave edilirler. Böylece otuz koyun ile on keçiden bir koyun zekât gerekir.

Bunların erkekleri ile dişileri zekât hesabı bakımından eşittir. Zekât olarak verilecek hayvan erkek de, dişi de olabilir. Karışık olan koyun ve keçilerden hangisi daha fazla ise, zekâtı ondan vermek sünnettir. Eğer bunlar eşit ise, mal sahibi dilediği cinsten zekâtı verir. Fakat bu hayvanların hepsi aynı cinsten olursa, o cinsten zekâtın verilmesi gerekir. Mevcut olan koyunlar yerine keçiden veya keçiler yerine koyundan zekât verilmez. [Bkz. Bilmen, Ö.N., Büyük İslâm İlmihali, Zekât Kitabı, Ehlî hayvanların zekâtı, s. 340]

Dipnot

[*] Sâime nedir? Sâime lûgatte, "kendi başına olup istediği yere giden, serbest, otlamaya bırakılan" gibi anlamlara gelen sâime, dini bir kavram olarak, senenin çoğunu meralarda otlayarak geçiren hayvanları ifade etmektedir. Bunun zıddı olarak, yemle beslenen hayvanlara ma'lûfe; ziraat, nakliyat gibi işlerde kullanılan hayvanlara da âmile denir. Üretmek, süt veya yün almak amacıyla beslenen sâime, nisâp miktarına ulaştıkları takdirde zekâta tabidirler. Rasûlullah Efendimiz (s.a.v.), hangi hayvanlardan ne kadar zekât alınacağı ve nisâplarını bildirdiği hadis-i şeriflernde, zekâtın sâimeden alınacağına işaret buyurmuşlardır. [Buhâri, Sahih, zekât, 33, 34, 35, 37, 38, 39, 40; Ebû Dâvûd, zekât 4; Nesâi, zekât, 5] Buna göre senenin çoğunu meralarda otlayarak geçiren koyun, keçi, sığır, manda ve develer nisâp miktarına ulaşınca zekâtları verilmesi gerekir. Devenin nisâbı 5, sığırın nisâbı 30 ve koyunun nisâbı da 40'dır. Yılın çoğunu yemle beslenen ma'lûfe, başka bir ifadeyle besi hayvanları ile ziraat, nakliyat gibi işlerde kullanılan âmile hayvanlar için zekât gerekmez. Ancak ticaret için besi hayvancılığı yapılması halinde, hayvanların edinilmesinin üzerinden bir sene geçmiş ve değeri nisap miktarına ulaşmış ise, diğer ticaret mallarında olduğu gibi harcamaları düşürülerek zekâtı verilir. 

Go to top