Sitemizdeki var olan binlerce üyelik, altyapı yenilemesi sebebiyle kaldırılmıştır. Yeniden hızlıca üye olup>> soru gönderebilirsiniz.

 

A ç ı k l a m a l ı 

 
TERKÎB-İ BEND VI

Gadr ede reâyâsına vâlî-i eyâlet,

Dünyâda vü ukbâda ne zillet ne rezâlet.

Bir eyalet valisi [bir yönetici] emri altındaki insanlara zulmediyorsa ,

[Bu] dünyada ve ahirette ne alçaklık, ne rezalettir.

 

Lâyık mıdır insan olana vakt-i kazâda,

Hak zâhir iken bâtın için hükmü imâlet?

Hüküm zamanında insan olana yakışır mı,

Gerçek ortadayken gizli şeylere göre karar vermek?

Kâdı ola da’vâcı vü muhzır dahî şâhid,

Ol mahkemenin hükmüne derler mi adâlet?

Hâkim hem davacı, hem mübaşir hem şahit oluyorsa,

O mahkemenin verdiği karara adalet denir mi?

Ey mürtekib-i har bu ne zillet ki çekersin,

Birkaç guruşa müddet-i ömrünce hacâlet!

Ey rüşvetçi eşek, bu ne alçaklık ki,

Birkaç kuruş için ömrün boyunca utanç çekersin.

Lâ‘net ola ol mâle ki tahsîline ânın,

Yâ dîn ola, yâ ırz u yâ nâmus ola âlet.

Lânet olsun o mala ki kazanılmasında,

Ya din, ya ırz ya da namus alet edilmiş olsun.

Âdem olanın hayr olur âdemlere kasdı,

İnsanlığa insanda budur işte delâlet.

İnsan olanın amacı insanlara faydalı olmak olur,

İnsanda, insan olmanın göstergesi işte budur.

İnsan, ona derler ki ede kalb-i rakîki,

Âlâm-ı benî-nev’i ile kesb-i melâlet.

İnsan ona derler ki şefkatli kalbinde,

Çocukların elemlerini hisseder.

Âdem, ona derler ki garazdan ola sâlim,

Nefsinde dahî eyleye icrâ-yı adâlet.

İnsan ona derler ki kinden uzak durur,

Kendi benliği için bile adaletli davranır.

Sâdık görünür kisvede erbâb-ı hıyânet,

Mürşid sanılır vehlede ashâb-ı dalâlet.

Hainler dışarıdan bakıldığında sadık gibi görünürler,

Sapkınlar bir an için yol göstericiymiş zannedilebilirler.

Ekser kişinin sûretine sîreti uymaz,

Yârab! Bu ne hikmetdir, İlâhî! Bu ne hâlet!

Çoğu kişinin içi [ahlâkı] dışarıdan göründüğünden farklıdır,

Allahım! Bu ne sırdır, bu ne durumdur!

Ümmîd-i vefâ eyleme her şahs-ı dagalde,

Çok hâcıların çıktı haçı zîr-i bagalde.

Her sahtekâr kişiden vefa bekleme,

Çok hacıların koltuğunun altından haçı çıktı.

Ziya Paşa (1825-1880)

Yeni Türk Edebiyatı Antolojisi II, sh. 18-19,

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları

Go to top