selamun aleyküm hocam

bizim evde seyyid kutubun kuranı tefsir ettiği ya da onun öyle söylediği kitaplar var.sizin bir yazınızda http://halisece.com/sorulara-cevaplar/1132-seyyid-kutub-ve-bazi-eserleri-uzerinde-tahliller.html bu kitapların zararlı olduğunu okudum.bu kitapları yakmam caiz olur mu.içinde ayetler olduğu için kararsız kaldım. hakan günaydın

 

*******

Ve aleyküm selam.

Sorunuzun özet cevabı

Söz konusu kitap ve bu tasnife dahil eserler, araştırmacı ilim erbabının kütüphanesinde bulunabilir. En azından sağlıklı tenkit yapabilmesi için lazım olabilir. Fakat sıradan insanların / Müslümanların bu ve benzeri eserlerden istifade etmeleri bir yana, zarar görmeleri muhtemel olduğu için onları toplumdan / avamdan uzak tutmakta fayda olacağı muhakkaktır. Yukarıda belirttiğimiz yönde bir kişi veya kuruma verme imkânı yoksa, ayak basmadık bir yere gömmek veya o mümkün değilse yakarak imha etmek de caiz olur. Hatta münasip ve itinalı bir ambalaj içinde, geri dönüşüm için kâğıt fabrikalarına göndermekte de mahzur olmaz. Çünkü bu kâğıtlar, fabrikaya götürülerek hamur haline getirilmektedir.

***

Meselenin biraz genişçe izahı

Üzerinde ayet ve hadis meali bulunan kâğıtlar-sayfalar çöpe atılmaz, mekruhtur. Ancak başka çare yoksa bunlar, küçük parçalar halinde okunmayacak şekilde yırtarak çöpe atılabilir. Günümüz şartlarında ise, münasip ve temiz ambalajlarla geri dönüşüm kutularına bırakmak en uygunudur.

Okunamayacak derecede yıpranmış Kur’an-ı Kerim’lerle, âyet yazılı sayfaları hürmetli şekilde temiz şeylere sarıp ayak altına gelmeyen boş toprağa gömmelidir. Kur’an sayfalarını ateşe atıp yakmayı fukaha pek münasip görmemektedir.

Kur’an dışındaki dinî kitapları, tefsir, hadîs gibi eserleri ise yakmakta mahzur yoktur. O bakımdan hürmetsizliğe mâruz kalmamaları için boş bir yere gömmekte zorluk varsa, ateşte yakmakta beis görülmemiştir.

Ayet meali yazılı kâğıtlar, yahut tefsir, hadîs, akaid-fıkıh gibi dinî mevzuların işlendiği yazıları kese kâğıdı yapmak, ambalajda kullanmak hürmetsizliğe mâruz şekilde kullanmak mekruhtur. Mukaddesata saygısızlıktır. Bunlar hürmete uygun yerlerde bulundurulmalı, aksi halde yakılıp hürmetsizlikten kurtarılmalıdır.

Kur’an-ı Kerim’i okunamayacak derecede küçük yazılarla yazmak da mekruhtur. Zira Kur’an’dan kasıt okunmaktır. Okunmayan Kur’an, sadece levha olarak asılır, mânevî değeri bakımından muhafaza edilmiş olunur. Yani Kur’an’ın asıl hedefi okunup amel edilmek iken, sadece cüz’î bir cihetiyle iktifa edilmiş olunur. Kur’an’ı böyle külliyetten (bütünlüktün) cüz’iyete (parçalara) indirmek ise mekruh addedilir.

Kütüphanelerde Kur’an’ın yeri en üst kattır. Altında hadis, onun altında ya da yanında akaid-fıkıh kitapları, siyere dair eserler bulunur. Bunlar göğüs hizasından aşağı yerlere terk edilmezler. Zira aşağılara koymakta hürmetsizlik vardır.

Kur’an-ı Kerim’i yedi bohça içine sarıp sarmalayarak saklamak da mekruhtur. Zira Kur’an’ın hedefi okunmak, mânâsıyla amel edilmektir. Böylesine okunması zorlaştırılan Kur’an, bulunduğu evde gariptir. Onu garib bırakan da, sarıp sarmalayarak okunmaz hale terk edendir.

Go to top