Soru sormadan önce mutlaka sağ üstteki "Arama" butonuyla sorunuzu sitede aratınız.

Selamün aleyküm hocam, hatim okutan bir hocanın tekil çekimi ile “Allahümme inni euzü bike min azabi cehennem…” (Allahım ben cehennem azabından sana sığınıyorum) diye dua etmesi uygun mudur? Ayrıca bunun hükmü nedir? Birkaç kere kendisine hatırlatılmasına rağmen öyle dua etmeyi sürdürüyor. Bu bencillik değil midir? Topluca yapılan dualarda bencillik caiz olur mu?

Soru: A. Selman tarafından soruldu. Kategori: Soru - Cevap

*******

Ve aleyküm selam kardeşim;

Âdâba uygun olan, imam veya hatim okutan hoca kardeşimizin kardeşlerimizin dualarda cem’î sîğası kullanmasıdır. Sizin verdiğiniz misâlden hareket edecek olursak, “Allâhümme (innî değil) innâ neûzü bike…” diye  çokluk çekimi ile dua etmelidir. Çünkü imamın (ve dua edenin) duada sadece kendisini tahsis etmesi mekruhtur. Duada bencillik olmaz. Hatta hiçbir hususta bencillik doğru bir huy ve davranış olarak kabul edilmez mâlumunuz... Allah’ın rahmeti, afv u mağfireti sonsuzdur, herkese yeter; yeter de artar bile… Her şeyden evvel Hz. Mevlâ birine verdiği zaman, öbürünün hissesinde eksiklik meydana getirmez ki duada-niyazda egoistlik yapalım. Öyle değil mi?

Bir haberde şöyle gelmiştir:

"Bir kul bir topluluğa imamlık edip de, onlarsız sadece kendisine duada bulunmasın. Eğer böyle yaparsa cemaate hainlik etmiş olur." [Bu hadisi Tirmizî rivayet etmiş ve hasen olduğunu söylemiştir.]

Hadisteki itham oldukça ağır değil mi! “Hainlik etmek” ne demek. Rabbim (c.c.) bizleri ihanetin her nev’inden muhafaza buyursun.

Bir insanın hatasında ısrar etmesi tabii ki hoş bir şey değil. Bu sebeple siz gene yeri geldikçe hatırlatmaya devam ediniz. Çünkü hata, insanın şiârındandır, yaratılışı böyledir. Noksandır, kusurludur insan... Bunun için;

“İnsan beşer, durmaz şaşar, eyler hata, üçer-beşer...
Düz ovada yürür iken, ayağı sürçer, düşer”
denmiştir.

Hatada ısrar etmek ahmaklıktır, insanı helâke sürükler. Nitekim Silsile-i Sâdât-ı Aliyye’nin 4. Halkasını teşkil eden Câfer-i Sâdık radıyallâhu anh (83/702 - 148/765) buyurmuşlardır ki:

Bir hata işlediğiniz zaman istigfâr edin, hatada ısrâr helâk olmaya sebeptir. Bir kimse geçim darlığı çekiyorsa istigfâra devam etsin. Mihnete hamdetmeyen, nîmete şükretmez.”

Unutmamak lâzımdır ki;  her insan hata yapar. Ancak ahmak insanlar, hatalarında ısrar ederler.

Latince’de de bu mevzuda ,“Errare humanum” diye hoş bir deyim vardır. Türkçesi “Hata yapmak beşerîdir”, yani “hata insana mahsustur, insan hata yapar” demektir. Binaenaleyh edebe uygun olan, hatada  ısrar etmemektir. Zira hata yapmak insanî, ısrar etmek ise şeytanî bir haslettir.

Hata yapmak elbetteki iyi bir şey değildir; yapmamak, yapmaktan kaçınmak lâzımdır. Fakat hata yapılıp anlaşıldıktan sonra yapılacak en akıllıca hareket de, yapılan bu hatada ısrar etmemektir. Çünkü hatada ısrar hatanın düzeltilme ihtimalini / şansını yok ettiği gibi, çok zaman durumun daha da kötüye gitmesine sebep olur.

Velhâsıl, hata yapmanın beşerî bir hâl olduğunu, her insanın hata yaptığını / yapabileceğini bilip kabullendiğimizde, gerçekten omuzlarımızdaki yük de azalacak, hayatımız da kolaylaşacaktır. O bakımdan hatalarınızda ısrar etmemeli, onları örtbas etmeye çalışmamalı, aksine azaltmaya hatta mümkünse bitirmeye gayret etmeliyiz. Bütün çabanıza rağmen oluşmuş ise şayet, artık bunu kabullenmeli, düzeltme yönünde çaba göstermeliyiz. 

Go to top