Soru sormadan önce mutlaka sağ üstteki "Arama" butonuyla sorunuzu sitede aratınız.

Selamün aleyküm hocam, şefaat hakkındaki bir yazınızda “Mahşerde, arasatta, sıratta şefâat olduğu gibi, cehennemden çıkıp cennete girmek, hatta cennette derecelerin-mertebelerin, makam ve mevkilerin yükselmesi ve Allâh’ın cemâlini görebilmek için de şefâat vardır.” demişsiniz. Arasat ne anlama geliyor, yevmi arasat ve Şefîulusat fî yevmil arasat ne demek? Araf’ı da açıklayabilir misiniz?

Soru: Yasemin tarafından yazıldı. Kategori: Soru - Cevap

*******

Ve aleyküm selam kardeşim;

1. “Arasat” kelimesi, arsa’nın cem’î olmakla beraber, ‘mahşer yeri, haşir ve neşir meydanı’ manalarına gelir. Yani kıyamet gününde insanların toplanacağı yerin bir adıdır. [Bkz. Ferit Devellioğlu, Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lugat, ilgili md.;Türk Lugati, III, 492-493] Mâlum olduğu üzere, öldükten sonra tekrar dirilmeye ve hesap vermek üzere Allahu Teâla ile mülâki olmaya (neşre ve haşre) inanmak, iman esaslarından biridir.

Evet, “arsa” kelimesinin çoğulu olan arasât, esas itibariyle “üzerinde bina bulunmayan boş arazi parçaları” anlamına gelmektedir. Kur'an-ı Kerim’de zikredilmeyen bu kelime, hadislerde lûgat manasıyla müstâmeldir (kullanılır). [Bkz. Buhârî, Meğâzî, 8]

Arasat, ilk devir kelâm kaynaklarında ve daha sonraki bazı eserlerde, kıyametin kopmasından sonra diriltilecek olan insanların dünyada yaptıkları bütün fiillerden sorguya çekilmek üzere sevkedilecekleri yerin adı olarak kullanılmış ve dinî ilim ve irfanımızda bir tabir haline gelmiştir. [Bkz. İbn Kesîr, en-Nihâye, I, 261: A.g.m., Tefsîr, III, 470]

“Arasâtü'l-kıyâme”, “Arsa-i mahşer” ve “Yevm-i Arasât” terkiplerinde hem toplanma yeri hem de toplanma gününün adı olarak kullanılan arasât, dinî kültürümüzde özellikle Mevlid okunurken veya dua yapılırken, “Şefîu'l-arasât” (arasât gününün şefaatçisi.) veya “Şefîu'l-usât fî yevmi'l-arasât” (arasât gününde günahkârların şefaatçisi) terkiplerinde Peygamber Efendimize (s.a.v.) verilen ünvanlar arasında zikredilir. [Bkz. Kadîzâde Ahmed b. Mehmed Emin. Ferâidü'l-fevâid, İstanbul, ts. (Cemâl Efendi Matbaası), s. 165; Yavuz, Yusuf Şevki, TDVİA, İstanbul, 1991, 3/ 335]

2. A‘râf hakkındaki sorunuzun detaylı cevabı için de lütfen aşağıdaki linke bkz.

http://halisece.com/sorulara-cevaplar/818-araf-nedir.html

Go to top