Hz.İbrahim (as)'ın hanımı olan Sare validemiizn isminin arapça yazılışı ve telaffuzu hakkında ihtlaflar olduğuna şahit olduk. Aslında “SÂR” şeklinde iken daha sonra Sâre şeklinde kullanıldığı söyleniyor. İsmin manası ve doğru telaffuzu nasıldır?

*******

Kamûs-i Türkî’de Şemseddin Sâmi bey “Sârâ”nın (sin-elif-ra-elif harflerinde mürekkep) Farsça bir sıfat ve hâlis, sâfî manasında olduğunu ifade etmiş ve bir de “Anber-i sârâ (hîlesiz, katıksız anber)” diye misâl vermiştir.

Lûgat-i Nâcî’de Muallim Nâci bey de, “Sârâ”nın Farsça ve hâlis (arı-duru, katıksız, hîlesiz) manasında olduğunu yazmış.

Demek oluyor ki “Sârâ” ismi, Arapça’daki müzekker (erkek) “Hâlis” ve müennes (kadın) “Hâlisa”nın tam da karşılığıdır.

Hasılı, ismin mânâsı bu, doğru yazılış ve telaffuzu da böyle. Ancak pek çok kelime-isim ve kavramda olduğu gibi, “Sârâ” da bizim dilimizde “Sâre” diye meşhur olup söylenmiş ve böyle yaygınlaşmıştır. Âişe”nin “Ayşe”, “Fâtıma”nın “Fatma” oluşu gibi… Nitekim “Hâlisa” da “Hâlise” diye telaffuz edilir Türkçemizde.

Sorunuzda belirttiğiniz üzere Sârâ validemiz (r.anha), ceddimiz Hz. İbrahim’in (a.s.) zevcesidir. Hatta meşhur Akkoyunlu hükümdarı Sünnî Uzun Hasan’ın annesinin adı da Sârâ’dır (rahmetullahi aleyhima).

Ayrıca bkz. http://www.mollacami.net/soru-ve-cevaplar-322.html

 

Go to top