Duada, “Allah’ım dilersen beni bağışla” demek mekruhtur

Dua ederken, “Allah’ım dilersen beni bağışla” demek mekruhtur, isteği kesin bir dille ifade etmek gerekir, Sünnet’e uygun olan budur.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdular: 

عنْ أَبي هُريْرَةَ رَضِيَ اللَّه عَنْهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قَالَ : « لا يَقُولَنَّ أَحَدُكُمْ : اللَّهُمَّ اغْفِرْ لي إِنْ شِئْتَ : اللَّهُمَّ ارْحَمْني إِنْ شِئْتَ ، لِيعْزِمِ المَسْأَلَةَ ، فإِنَّهُ لا مُكْرِهَ لَهُ » متفـــقٌ عليه .

وفي روايةٍ لمُسْلِمٍ : « وَلكنْ ، لِيَعْزِمْ وَلْيُعْظِّمِ الرَّغْبَةَ ، فَإِنَّ اللَّه تَعَالى لا يتَعَاظَمُهُ شَـيْءٌ أَعْطَاهُ » .

Manası: Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: 

“Sizden biriniz dua ederken: Allah’ım! Dilersen beni bağışla; dilersen bana merhamet et, demesin. Dilediğini kesin bir dille istesin. Çünkü Allah'ı zorlayan hiçbir kuvvet yoktur.”[Buhârî, Sahih, Deavât 21, Tevhîd 31; Müslim, Sahih, Zikr 9. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Sünen, Vitr 23; Tirmizî, Sünen, Deavât 77]

Müslim'in (rh.) bir rivayeti şöyledir:

“Fakat kesin bir şekilde istesin ve isteğini büyük tutsun. Çünkü vereceği hiçbir şey, Allah'a büyük gelmez.”[Müslim, Sahih, Zikr, 8]

Sadedinde olduğumuz mevzu ile alakalı bir başka rivayet de şöyledir:

وَعَنْ أَنَسٍ رَضِيَ اللَّه عَنْهُ قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : « إِذا دعا أَحَدُكُمْ ، فَلْيَعْزِمِ المَسْأَلَةَ ، وَلا يَقُولَنَّ : اللَّهُمَّ إِنْ شِئْتَ ، فَأَعْطِني ، فَإِنَّهُ لا مُسْتَكْرهَ لَهُ » متفقٌ عليه

Manası: Enes radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Sizden biriniz dua ettiği zaman kesin bir ifade ile dilekte bulunsun. Allah’ım! Dilersen bana ver, demesin. Çünkü Allah'ı zorlayan hiçbir güç yoktur.”[Buhârî, Sahih, Deavât 21; Müslim, Sahih, Zikr, 7]

Hadis-i şerifi şöyle açıklayabiliriz:

Allah Teâla’ya dua ederken, “dilersen bağışla” gibi sözler söylenilmesi ve duanın böyle şartlara bağlanması mekruhtur. Çünkü bu tarz ifadeler, bir başkası tarafından zorlanabilen, dilediğini rahatça yapamayacak durumda olan kimseler hakkında kullanılır. Oysa Azîz ve Celîl olan Allah böyle şeylerden münezzehtir ve Cenâb-ı Hakk'ı bir şeye mecbur edecek hiçbir güç ve kuvvet yoktur.

Ayrıca böyle sözler, sanki kendini müstağni kabul etmek, “verirsen de olur vermezsen de” der gibi bir anlam ifade eder ki, Allah Teâlâ'ya karşı kullanılması asla affedilmez bir hitap tarzıdır.

İsteğinin kabul edilip edilmeyeceğinden ‘şüphe etme’ düşüncesi de yersizdir; zira Allah cimri değil cömerttir, kerîmdir; her isteyene istediğini verir.

Bu sebeple duada kat’î ifadeler kullanılmalı, samîmi ve ihlâslı olunmalı, istenilen şey kesin ve kararlı bir şekilde Allah Teâlâ'ya arz edilmelidir. Çünkü O'nun vereceği hiçbir şey kendisine zor gelmez ve hiçbir şey O'nun nezdinde büyük değildir.

***

Bir hadis-i kudsîde bu husus şöyle açıklanmıştır:

“Bütün insanlar düz bir arazide toplansalar, herkes ne isteği varsa istese, ben de herkese istediğini versem, yine de mülkümden hiçbir şey eksilmiş olmaz.” [Benzer hadis için bkz. Buharî, Sahih, VII, 213; Müslim Şerhi, III, 33; Ayrıca bkz. Nazım Muhammed Sultan, Ana Çizgileriyle İslam (Nevevî Kırk Hadis Şerhi), Guraba Yayınları, s. 263-264 http://haydinamaza.net/_40hadiskitap/024.htm#_ftn23]

Evet, O her şeye kâdirdir ve bütün mevcûdât O'nun emri altındadır. Bir insan bunları bilerek Allah'a yalvarıp yakarmalı, dua ve iltica etmelidir.

Dua, Allahu zû’l-Celâle duyulan tam güveni en iyi şekilde yansıtan bir üslupla yapılmalıdır.

***

N e t i c e

Mevzuyu maddeler halinde özetleyecek olursak şunları söyleyebiliriz:

a) Allah Teâlâ'ya dua ederken ve O'ndan bir şey isterken “dilersen”, “istersen” gibi şarta bağlı kelimelerle dua etmek, yani dua cümlelerinin sonunda “İNŞÂALLAH” demek mekruhtur, hoş değildir, Sünnet'e uygun olmaz.

b) Cenab-ı Hakk’a dua eden ve dilekte bulunan kimse, kesinlik ifade eden cümlelerle talepte bulunmalıdır.

c) Hz. Mevlâ'ya dua ve niyazda bulunan, O’nun duasına icabet edeceğine ve kendisine afv u mağfiret ve rahmetiyle muâmele edeceğine kesin olarak inanmalıdır.

d) Cenâb-ı Lem-Yezel, dileyene dilediği şeyi verir; O'nu zorlayan hiçbir güç yoktur. Kesin ifadelelerle Allah'tan bir şey istemek asla O'nu zorlamak anlamına gelmez. Her şey Allah Teâla’nın elindedir (O’nun kudreti dâhilindedir); verdikleri, O'nun mülkünden hiçbir şeyi eksiltmez.

 

 

Go to top